21 Eylül 2013 Cumartesi

Pınar Cup Sonrası

Merhaba,

Pınar Cup'ı bitirdik. Hem takımlar hem de taraftar için iyi bir hazırlık turnuvası oldu diyebiliriz. Paslanmışız :)

Turnuvayı sonuncu olarak tamamladık. Olabilir, çok sorun değil açıkçası; ama bu sene bazı noktalarda problemler yaşayacağız belli ki.

Örneğin oyunun ritmini değiştirecek bir oyuncumuz yok, bir oyuncu giriyor, diğeri çıkıyor ama birbirinin yerine giren oyuncular oyuna fazladan bir enerji koyamıyorlar.

En önemli sorunumuzun havaya girmek olacağını düşünüyorum. Geçtiğimiz yılı düşündüğümüzde, oyun sıkıştığında veya işler kötü gittiğinde bir P&R sonrası Aminu'nun vurduğu smaçla, savunmada yaptığı bir bloka veya Mutaf'ın 7-8 metreden uydurduğu bir üçlükle hem seyircinin hem takımın havası değişiyordu. Bu sene bunu yapabilecek sadece Dixon'in üçlükleri var, belki bir de Yunus top çalarsa veya kendini oradan oraya fırlatırsa heyecanlanırız.

Maç sonunu iyi oynayamama ve Dixon oyunda yokken organize olamama durumumuz devam ediyor. Çok güvenilen Can Altıntığ istenilen ölçüde katkı vermezse 2-3 numarada ciddi sıkıntı yaşayabiliriz. Leo'nun da sanırım kafası hiç çalışmıyor, Allah sonumuzu hayretsin.

Batista 2. günün aksine Güneşin Oğlu Esteban olduğunu gosterdi. Maç eksiği tamamlanınca acayip katkı sağlayacak o kesin.

Egemen Güven ile ilgili bir şey yazmayacağım, nazar değer endişesi içerisindeyim. Maşallah.

Son olarak tekrar: Inanç Koç bitmiş....

20 Eylül 2013 Cuma

Pınar Cup'ta İki Günün Ardından

Merhaba,

Pınar Karşıyaka'yı yakından takip eden bir taraftar olarak bu sene elimden geldiğince blog üzerinden görüşlerimi sizlerle paylaşacağım. Arada dayanamayıp başka konularda da yazarım ama ana konumuz Pınar Karşıyaka olacak.

Pınar Cup'ta takımı iki gün arka arkaya seyrettim, iyi kötü bir fikrim oluştu. Geçen seneye göre neleri daha iyi yapabiliriz neleri daha az yapabiliriz üzerinden geçelim.

Once gecen seneki kadronun son halini yazalım: Dixon, Soner, Serkan, Evren, Mutaf, Diebler, Thomas, Umit, Aminu, Bora, Calban, Mert Celep.

Bu seneki kadro: Dixon, Yunus, Soner, Can, Diebler, Inanc, Batista, Leo, Baris, Mutlu(?), Calban, Kentli/Celep

Bu sene ile tek tek karşılaştıralim:

Dixon vs Dixon : Dixon bildigimiz gibi, bu sene silahları arasına orta mesafe şutu eklemeye çalışıyor sanki. Becerebilirse çok iyi olur. Geçen seneyi 4,6 asist ortalamasıyla bitirmişti. Bu asistlerin onemli bir kismini Pick and Roll oyunları sonrası Aminu'ya yaptigini soyleyebiliriz. Bu sene ne yazik ki boyle bir sansi olmayacak.

Yunus vs Soner : Serkan Menteşe'nin gonderilip yerine Yunus'un alinmasiyla su andaki goruntude Yunus 2. oyun kurucu olarak Soner'den daha cok sure alacak. Buna yorumum kisaca: HULOOOOGH! :) Dixon oyunda olmadiginda en azindan savunma tarafinda oyunun seklini degistirecek bir oyuncumuz olmasi buyuk avantaj. Yunus girdigi zaman daha agresif savunma yapabiliyoruz ve ceza şutlarını da sokabiliyor.

Soner vs Serkan : Karşılaştırmak bile saçma, Soner Serkan'dan birkaç gömlek üstün. Dixon'in dinlenmesini saglayabilir. Ayrica Yunus ile 2. guardlik icin yapacagi mucadele ikisinin de oyununu gelistirecektir.

Can vs Evren/Mutaf: Takimin bu noktasi geriye dogru adim attigimiz bir yer gibi gorunuyor. Evren gerek cani istediginde yaptigi savunmasi, gerekse oyunu kontrol etme beceresi ile 2 numarayi iyi goturuyordu. Sonradan Mutaf'in gelmesiyle orada deli dolu manyak sutor kontenjani da dolmustu.Can ile Evren'i karsilastirmak gerekirse gecen seneki istatistiklerinin birbirine cok yakin oldugu gorulebilir, lakin oyun icinde Evren daha fazla sorumluluk aliyordu. Can ise firsatini bulunca potaya gidiyor ki bu gecen sene pek yapilmayan bir hucum turuydu.

Diebler vs Diebler : Diebler bildigimiz Diebler orada bir degisiklik yok.

Batista vs Thomas: Thomas disaridan da sutu olan, sirti donuk hucumu Batista kadar iyi olmayan bir oyuncu. Dun Besiktas karsisindaki performansi ile Batista'yi degelerndirmek haksizlik olur. Epey kotu bir gun gecirdi; ama sirti donuk oyunda Prkacin-vari hareketleri bu seneki Yunus ile birlikte favori oyuncum olacaginin sinyallerini verdi. Boyle bir oyuncunun takimda olmasi buyuk avantaj. Yine de belirtmek gerekir ki zamana ihtiyaci var; sonucta gecen sene neredeyse hic sure almadi. Birkac hafta icerisinde Gunesin Oglu Esteban mertebesine ulasacaktir :)

Baris vs Umit Sonkol: Geriye gittigimiz bir alan oldugunu dusunuyorum. Umit'in hem karakter olarak hem oyun zekasi olarak Baris'in cok uzerinde oldugunu dusunuyorum. Baris pota altinda cok yumusak kaliyor, ribaundlarda hic ortada yok, hucumda da henuz setlere alisamadi diyelim. Ilk kanserojen maddemiz kendisi olacak gibi.

Leo vs Aminu: Daha once 25 attigi hazirlik maclari oldu gecen seneyi de 17 kusur sayi ortalamasiyla bitirmis durumda ama ilk 2 gunku performansina bakinca: EYVAHLAR OLSUN! Topu alip crossoverlarla izolasyon oyunu oynamalar mi dersin, mac 3 sayi 10 saniye varken bos butun mac firsat buldukca attigi uclugu atmayarak bir de sacma sekilde iceriyi zorlayip top kaybetmek mi dersin, alan kontrolunu iyi yapamayip ters paslarda surekli rakibe topu teslim etmek mi dersin, ne ararsan vardi. Bugun de seyredelim de tekrar yazariz.

Mutlu(?) vs Bora: Mutlu henuz oynamadi, imza attigindan da emin degilim; ama gelirse Bora'dan cok daha fazla katki verecegini dusunuyorum.

Son olarak Inanc KOC: Inanc bitmis..... hatta, bitmis....