15 Ocak 2014 Çarşamba

Bu Kadroyla Bu Kadar



Önce savunarak kazanmaya çalıştık, ilk çeyrek gerçekten de çok iyi savunma yaptık. Iki takımın da yüzdeleri inanılmaz düşük olunca çeyrek 14-16 bitti. Ikinci çeyrek aynı savunma performansını sürdürmeye çalıştık ancak rakip yavaş yavaş ritme girmeye başladı.

Bizim yüzdelerimiz aynı düşük seyrini sürdürünce ilk yarıda sadece 24 sayı bulabildik. Devre skoru da 24 – 36 Nanterre lehine oldu. Takımın en skorer ismi 7 sayı atan Inanç’tı desem sanırım hücumdaki tıkanıklığını anlatmış olurum.

Dixon devreye girmeden maçın içine giremeyeceğimiz çok açıktı ve bunu savunma konsantrasyonu ile yapmamız mümkün değildi. Bunun üzerine stratejimizi tamamen değiştirerek atarak kazanma yöntemine döndük. 3. çeyrekte bu işe de yaradı. Rakibin önüne 47-46 ile geçmeyi başardık. Çeyreğin bitmesine 2:16 varken ve top bizdeyken koç Dixon ve Batista’yı biraz dinlendirmek için yanına aldığında skor 49-49’du. 20 saniye sonra Dixon oyuna girmek zorunda kaldığında 49-55 gerideydik. Dixon’ın 20 saniye bile dinlemeye hakkı olmadığını görmüş olduk.

Son çeyrekte oyun iki tarafa da çokça geldi, ancak oyundan hiç çıkmadan 40 dakika sahada kalan Meachem – ki kendisi geçen sene Paris – Lyonnias’ta forma giyiyordu – kariyerinin en iyi 2. Eurocup maçını oynayarak – ki kontrol ettim birincisini de Beşiktaş’a karşı 2010 yılında oynamış  - bizi yıktı. Maç başına 12 sayı ortalaması olan bir oyuncudan 28 sayı yiyerek maçı teslim ettik.

Leo ve Can’ın yokluğu, Soner’in seyirciden aldığı tepki sonrası ikinci yarı hiç oyuna girememesi, Yunus’un, Mutlu’nun ve Onur Kentli aldıkları sınırlı dakikalarda etkili olamamaları sonucu Diebler 39, Dixon 38 ve Batista 35 dakika sahada olmak durumunda kaldı. Özellikle bir uzun oyuncunun 35 dakika sahada kalması ve 34 verimlilik puanıyla oynaması sık rastlanan bir durum değil.

Tabi takımımızın rotasyon darlığı ve yüksek dakika alan oyuncu sayısının çok olması sebebiyle sıklıkla alan savunması kullanmak durumunda kalması rakibin boş dış şut şansları bulmasına sebep oldu ve onlar da özellikle ikinci yarı olağanüstü bir yüzdeyle şut soktular.

Bu gruptan çıkmamız için Cantu ile oynayacağımız iki maçı kazanmamız ve Nanterre’in de 2 maç arka arkaya Ulm’u yenmesi gerekiyor ki Ulm ile galibiyet sayılarımız eşitlensin. Böylece tekrar potaya girebiliriz; ama bu epey uzak bir ihtimal olarak görünüyor.

Yürekten mücadele eden oyuncularımızı yine de kutlamak gerekiyor. Sonuçta bu kadroyla bundan daha iyi mücadele edemezdik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder