Önce savunarak kazanmaya çalıştık, ilk çeyrek gerçekten de
çok iyi savunma yaptık. Iki takımın da yüzdeleri inanılmaz düşük olunca çeyrek
14-16 bitti. Ikinci çeyrek aynı savunma performansını sürdürmeye çalıştık ancak
rakip yavaş yavaş ritme girmeye başladı.
Bizim yüzdelerimiz aynı düşük seyrini sürdürünce ilk yarıda
sadece 24 sayı bulabildik. Devre skoru da 24 – 36 Nanterre lehine oldu. Takımın
en skorer ismi 7 sayı atan Inanç’tı desem sanırım hücumdaki tıkanıklığını
anlatmış olurum.
Dixon devreye girmeden maçın içine giremeyeceğimiz çok
açıktı ve bunu savunma konsantrasyonu ile yapmamız mümkün değildi. Bunun
üzerine stratejimizi tamamen değiştirerek atarak kazanma yöntemine döndük. 3.
çeyrekte bu işe de yaradı. Rakibin önüne 47-46 ile geçmeyi başardık. Çeyreğin
bitmesine 2:16 varken ve top bizdeyken koç Dixon ve Batista’yı biraz
dinlendirmek için yanına aldığında skor 49-49’du. 20 saniye sonra Dixon oyuna
girmek zorunda kaldığında 49-55 gerideydik. Dixon’ın 20 saniye bile dinlemeye
hakkı olmadığını görmüş olduk.
Son çeyrekte oyun iki tarafa da çokça geldi, ancak oyundan
hiç çıkmadan 40 dakika sahada kalan Meachem – ki kendisi geçen sene Paris –
Lyonnias’ta forma giyiyordu – kariyerinin en iyi 2. Eurocup maçını oynayarak –
ki kontrol ettim birincisini de Beşiktaş’a karşı 2010 yılında oynamış - bizi yıktı. Maç başına 12 sayı ortalaması
olan bir oyuncudan 28 sayı yiyerek maçı teslim ettik.
Leo ve Can’ın yokluğu, Soner’in seyirciden aldığı tepki
sonrası ikinci yarı hiç oyuna girememesi, Yunus’un, Mutlu’nun ve Onur Kentli
aldıkları sınırlı dakikalarda etkili olamamaları sonucu Diebler 39, Dixon 38 ve
Batista 35 dakika sahada olmak durumunda kaldı. Özellikle bir uzun oyuncunun 35
dakika sahada kalması ve 34 verimlilik puanıyla oynaması sık rastlanan bir
durum değil.
Tabi takımımızın rotasyon darlığı ve yüksek dakika alan
oyuncu sayısının çok olması sebebiyle sıklıkla alan savunması kullanmak
durumunda kalması rakibin boş dış şut şansları bulmasına sebep oldu ve onlar da
özellikle ikinci yarı olağanüstü bir yüzdeyle şut soktular.
Bu gruptan çıkmamız için Cantu ile oynayacağımız iki maçı
kazanmamız ve Nanterre’in de 2 maç arka arkaya Ulm’u yenmesi gerekiyor ki Ulm
ile galibiyet sayılarımız eşitlensin. Böylece tekrar potaya girebiliriz; ama bu
epey uzak bir ihtimal olarak görünüyor.
Yürekten mücadele eden oyuncularımızı yine de kutlamak
gerekiyor. Sonuçta bu kadroyla bundan daha iyi mücadele edemezdik.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder