3 Kasım 2013 Pazar

Koç Farkı

Merhaba,

Çarşamba günkü zorlu maçtan sonra yeniden lige konsantre olmak kolay değil. Zaten bu zorluğun yansımasını ilk 5 dakikada yaşadık.

Maçın başında Buckman'dan gelen üç tane üç sayılık basket sonrası Beşiktaş Integral Forex öne fırladı. Televizyon molası sırasında Ufuk Sarıca'nın herkesin aklına başına getiren konuşması sonrası çeyreğin geri kalan 5 dakikasında ve 2. çeyreğin ilk 3 dakikasında Beşiktaş'a sayı şansı vermedik. Haliyle bu sürenin sonunda çift hanelerle öndeydik. Bu bölümde skor yükünü Leo taşıdı ve doğru şutlar kullandığında faydalı olabileceğini kanıtladı.

İkinci çeyrekten itibaren oyun kontrolümüzden hiç çıkmadı. Gökhan Şirin'in taraftar ile olan atışması (tamam kabul ediyorum o taraftar bendim) tribünleri ateşledi. Neyse ki ikinci yarı Gökhan özür diledi de iş fazla büyümeden çözüldü.

Belli ki devre arasında Ahmet Kandemir oyuncularına potaya gidin talimatı vermiş. Sürekli adam değişerek yaptığımız savunmada kısalarla uzuna karşı ters eşleşmeyi bulup potaya doğru saldıran Beşiktaş, Ufuk Sarıca buna da çözüm bulana kadar maça tutunmayı başardı.

Bu noktadan sonra Ahmet Kandemir'in başka planı kalmadı. Zaten oyun kurucu pozisyonunda büyük sıkıntıları var. Topu çoğunlukla Muratcan veya Lofton getirince setlere başlamak kolay olmadı. Mehmet Yağmur da hazır olmayınca özünde fark yüksek olmasa da Karşıyakamız açısından kolay bir maç oldu.

Karşıyaka açısından olumlu olan şeyler Beşiktaş yaklaştığı anlarda dağılmaması, Dixon'ın doğru üç sayılık atışları bulamayınca içeriye dalması ve takım olarak ama özellikle Barış Hersek'in istekli oyunuydu.

Dixon'ın 21 sayı 9 asist ile oynadığının da altını çizelim. Çok formda ancak yine 36 dakika sahada kalmak zorunda kaldı. Bakalım bu tempoyu daha ne kadar kaldırabilecek. Diebler da yine 30 dakikadan fazla süre aldı.

Takım adına sıkıntılı noktalara gelecek olursak: Öncelikle Can Altıntığ'ın sakatlanması sonrası İnanç 12 dakika civarında süre almak durumunda kaldı ve yetersiz bir performans ortaya koydu. İnanç'ın gözlerindeki ışıltıya hem savunmada hem hücumda ihtiyacımız var. Yaşlı oyuncular sonuçta geç form tutar, umarım sene içinde kendini toparlar. Batista da henüz hazır değil. Bazı maçlarda parlayıp bazı maçlarda sönüyor. Bu maç sönük geçti.

En önemli sorunumuz ise maçın sonuna 5 ile 10 sayı fark arasında önde girdiğimizde zaman geçirmeye başlıyoruz. Setlere başlamak anlamsız derecede uzun süreler alıyor. Mental olarak da oyuncuların kafasında sayı atmak değil süreyi eritmek olunca 24 saniyenin sonunda saçma bir şut ile hücumu noktalıyoruz. Böyle olunca rakip bize yetişiyor. Sonra tekrar vites yükseltiyoruz. Rakipten iyiysek dünkü gibi farkı tekrar açıp kazanıyoruz; ama rakip bizim ayarımızda veya bütçe olarak daha yüksek bir ekipse bu paniğe sebep oluyor. 40 dakikanın tümünde normal oyunumuzu oynamaya devam etmeliyiz.

Sonuç olarak 7 oyuncusu yeni bir takım geçen seneki alışkanlıklarını devam ettiriyor. Bu çok iyi bir gösterge. Belli ki bu sezon da her maçı son topa kadar kovalayıp özellikle Arena'yı herkese dar edeceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder